23 Nov 2019

Seçe Seçe Seçmeyi de Unuttuk

Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki, aylardır yıllardır, seçimle yatıyor, seçimle kalkıyoruz. Bu kadar deneyim kazandıktan sonra bile seçim konusunda uzmanlaşmamız gerekirken kurallarla o kadar oynanıyor ki, toplum olarak her karşılaştığımız seçime yeniden yabancılaşıyoruz. Oyun devam ederken oyunun kuralları değişiyor. Vatandaşa seçme seçilme hakkınız var deniyor, oysa ne seçilebiliyor ne de seçebiliyor. Bu kısır döngü, demokrasi aldatmacası adı altında sürüp gidiyor.
Güya ülkede tüm kurum ve kuralları ile demokrasi uygulanıyor. Tipik bir orta doğu ülkesine dönüşen ülkemizde sık sık demokrasi ile yönetildiğimiz dile getiriliyor. Oysa ülkemizde üçüncü sınıf bir demokrasinin bile uygulanıp uygulanmadığı tartışma konusu olabiliyor. Siyasi partilerin daha fazla hak, daha fazla özgürlük vaad etmeleri ise aslında ülkede hak ve özgürlüklerin gereği gibi kullanılmadığının da açık bir itirafı aslında. On altı yıldır tek başına bu ülkeyi yöneten siyasi iktidar bile halka daha fazla hak ve daha fazla özgürlük tanıyacağından söz edebiliyor.
İktidar öyle de muhalefet farklı mı? Orada da her şey parti liderinin iki dudağı arasında sonuçlanıyor. İktidar partisi antidemokratik uygulamalarıyla haklı olarak eleştirilirken ne yazık ki; muhalefette de demokratik işleyiş sağlanamıyor. Muhalefet, ulusal egemenlikten ve onun sonucu olan parlamenter demokratik sistemi tekrar hayata geçirmekten söz ediyor ancak halka kendi yöneticilerini belirleme hakkını vermiyor. Milletin vekilleri ön seçimle değil de merkez yoklamasıyla belirleniyor. CHP İstanbul’da ön seçimde en fazla oy alarak parlamentoya seçilen milletvekillerinin çoğunun listelere bile giremediklerini görüyoruz.
Erken seçim mi, baskın seçim mi yoksa hemen seçim mi derken birde bakıyoruz ki, 24 Haziran gelip çatmış. Cumhur ittifakı mı, millet ittifakı mı? Onu zaman gösterecek. Siyasetçiler, kendi başvurdukları taktik ve stratejilere bir başkaları başvurduğunda kıyametleri koparıyorlar. Böyle olunca da inanılırlıklarını ve güvenilirliklerini yitiriyorlar. Bu gün söylediklerini yarın inkâr ediyorlar. İşin garip tarafı da bu aymazlıklar hep halkın gözü önünde sürüp gidiyor. Bu çifte standartlara artık halkın prim vermemesi gerekiyor.
Gönül isterdi ki; seçimlerin tarafsızlığına gölge düşmesin. Adaylar, medyadan ve devletin olanaklarından eşit şekilde yararlanabilsin. Hiçbir siyasi parti seçim hilelerine başvurmasın. Vatandaş, sandıkları koruma gibi bir duruma gereksinim duymasın.
Cumhurbaşkanlığı yarışında millet ittifakında Muharrem İnce ile Meral Akşener isimleri ön plana çıkarken, cumhur ittifakında ise Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın işi zor gözüküyor. Anket şirketlerinin değerlendirmelerine göre seçim sonucunun ikinci tura kalacağı kesin gibi görünüyor.
CHP İstanbul İl yönetiminde görev aldığım 2010 – 2012 yılları arasında 2011 genel seçimlerinde İstanbul ikinci bölgeden milletvekilliğine adaylığımı koymuş ve kazanamamıştım. O zamanda aday belirleme işlemi genel merkez tarafından yapılmıştı.
Bu genel seçimlerde de uzaktan yakından şahsımı tanıyan, değer veren, milletvekilliğine adaylığımı koymam konusunda ısrarla beni teşvik eden ve her türlü desteği sağlayacaklarını bildiren kurumsal ve bireysel bazda dostlarım oldu. Onların samimi ve içten yaklaşımları benim için çok anlamlıydı. Çok da mutlu oldum ve oldukça da heyecanlandım. Arttığımı, çoğaldığımı, daha da güçlendiğimi ve yalnız olmadığımı hissettim. Bana bu duyguları yaşatan dostlarıma arkadaşlarıma ve öğrencilerime çok teşekkür ediyorum.
Bu seçimlerde adayların belirlenmesi ön seçim sistemi ile gerçekleşmiş olsaydı aday olmayı düşünüyordum. Merkez yoklaması ile belirlenecek olan aday tespit çalışmalarında bu koşullar altında seçilme şansımın olamayacağını düşündüm. O nedenle sade bir vatandaş ve demokrasinin gereğine inanan bir aydın olarak bu süreci izlemeye karar verdim.
Bu seçimin ülkemizin geleceği açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Seçimlerin ülkemize barış, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum. Seçilecek adayları da tebrik ediyor ve kutluyorum.

YEKTA AYDIN. MESUDİYE GAZETESİ HAZİRAN AYI 2018 KÖŞE YAZISI.