Köy Enstitüleri Gerçeği ve Osman Karaduman
ÖNSÖZ
“Coğrafya, insanların kaderlerini belirleyen en önemli etkenlerden biridir.” denir ya. Osman’ın hayata gözlerini açtığı ve büyüyerek kendini bulduğu Yavadı Köyü de, onun kaderini belirliyordu. Diğer insanların olduğu gibi onun da, çevresel özelliklerden kendisini arındırması olası değildi.
Onun öyküsü, günümüzden seksen doksan yıl öncesinden başlıyordu. Kendisi bir cumhuriyet çocuğuydu. Cumhuriyetin aydınlanma ve eğitim seferberliğinden o da üzerine düşen payı alıyordu. Yavadı İlkokulu’nun ilk öğrencilerindendi.
Köy enstitülerinin de ilk öğrencileri arasında bulunuyordu. Bu tarihi dönem, onun şansı mı yoksa şanssızlığı mıydı? Bunu zaman gösterecekti. Öğretmen olarak mezun olacağı okuldan sağlık memuru olarak diploma aldı.
Tanık olduğu ve etkilendiği tarihi olaylar, onun yaşamında oldukça önem kazanıyordu. O, on bir on iki yaşındayken Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümüne, onu takiben de meşhur Erzincan depremine tanık oldu.
Dünyayı kasıp kavuran ve milyonlarca insanın ölümüne neden olan İkinci Dünya Savaşı sürerken o Beşikdüzü Köy Enstitüsü’nde öğrenciydi. Kendisi bilgilenecek, aydınlanacak ve o da çevresini bilgilendirecek ve aydınlatacaktı.
Nitekim doğum yeri olan Yavadı Köyü’ne sağlık memuru olarak atandı. Bu köydeki aydınlanma mücadelesine gücü nispetinde katkı koydu. Arkadaşları ile birlikte eski köye yeni adet getirmeye çalışıyorlardı. Bu durum ise köy egemenlerinin pek de işlerine gelmiyordu.
CHP ve Demokrat Parti iktidarları dönemindeki önemli olaylara yaşayarak tanıklık etti. Altmış ihtilalı, 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbelerini yaşadı. Bu önemli olayların toplumu ne kadar pasifize ettiğinin yakın tanığı oldu.
Atatürk’ün kurduğu tam bağımsız laik cumhuriyetin, zamanla ne kadar güdümlü bir duruma dönüştürüldüğünü yaşayarak gördü. Türk toplumunun bilinçli olarak üretimden koparıldığına tanık oldu. Anadolu Halkı’nın, üretim toplumundan tüketim toplumuna dönüştürülmesini gözlemledi.
Çağının en önemli kırsal kalkınma ve aydınlanma projesi olan Köy Enstitüleri Projesinin, Amerikan yardımlarına karşılık heder edildiğine içi burkularak tanık oldu. Bu önemli projeyi hayata geçirenlerin, ona gereği gibi sahip çıkamadıklarını gördü.
Bizler de bu günkü yaşanılan olumsuzlukların geçmişteki atılan yanlış adımlardan kaynaklandığını bu öyküyü okuyarak öğrenme olanağına kavuşacağız. Osman Karaduman’ın öyküsünü okurken aynı zamanda da yakın tarihimize doğru bir yolculuğa çıkmış olacağız.
Bireyin yetişmesinde aile, okul ve arkadaş çevresinin ne kadar önemli bir rol oynadığının farkına varacağız. Çocuğun demokratik bir ortamda, sevgi ortamında yetişmesinin eğitimin olmazsa olmazı olduğunu anlayacağız.
Eğitimde rehberliğin; bireyin geleceğe hazırlanması, duygusal ve ruhsal olgunluğa ulaşması, aynı zamanda da dengeli bir kişilik geliştirmesi açısından ne kadar önemli olduğunu kavrayacağız.
Bu öyküyü okumakla; toplum içersinde adam olmanın, insani değerlere sahip olmanın ve insan haklarına saygı göstermenin bir bedeli olduğunu öğreneceğiz. Toplumun; doğru konuşan, dürüst, sağlam karakterli, kendisine güven duyulan ve sözüne inanılan insanları her zaman da ödüllendirmeyeceğini anlayacağız. Hayal kırıklıklarına karşı hazır olmamız gerektiğini kavrayacağız.
Halkının sağlık sorunlarına gece gündüz çözüm arayan idealist bir aydının; ne kadar yalnızlaştırıldığını, çaresiz duruma düşürüldüğünü ve yaşama küstürüldüğünü öğreneceğiz.
Böyle bir çalışmayı gerçekleştirmeyi çok istiyordum. Yıllardan beri gerçekleştirmek istediğim hayalim, nihayet yaşam bulmuş oldu. Bu çalışma, yaklaşık bir yılımı aldı. Ama sonuçta onca zamana ve emeğe değmiş olduğunu düşünüyorum.
Köy Enstitüleri gerçeği ve Osman Karaduman adlı kitabımı okurlarımla paylaşmanın iç huzurunu yaşıyorum. Böyle bir çalışmayla okurlarıma; eğitim sisteminin önemi, yakın geçmişteki siyasi aymazlıklar, Amerikan emperyalizmi ve Batılı emperyalist güçlerin ülkemiz üzerindeki hesapları ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş felsefesi hakkında sağlıklı bilgiler vermeyi sağlamaktı.
Bu çalışmamı yaparken yararlandığım kaynaklar oldu. Dünden Bu Güne İzlenimlerim, Köy Enstitüleri Gerçeği ve Fikri Taştemel adlı kitaplarımla birlikte, Osman Karaduman’ın büyük kızı Nuran Karaduman’dan oldukça yararlandım. Ayrıca Osman Karaduman’ın kardeşleri; Neziye Aydın, Melek Arıcan, Kenan Karaduman ve Nevriye Benli’nin anılarına başvurdum. Benim kendi duyumlarım, gözlemlerim ve yaşanmışlıklarımı da bu potanın içine katarak bir bütünlük sağlamaya çalıştım.
Bunlardan başka saha çalışmalarında da çok sayıda canlı kaynağın bilgilerinden yararlandım. Bazı gerçekleri gün ışığına çıkarmayı amaçlarken olayları da mümkün olduğunca genellemeye ve kişiselleştirmemeye özen gösterdim. Kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmaya çalıştım. Kişileri ve grupları hedef almadan olayların canlılığını da diri tutmayı amaçladım.
Sorumluluk sahibi bir aydın olarak yakın geçmişimiz hakkında edindiğim bilgileri bizden sonraki kuşağa aktarmaktı amacım. Bu çalışmalarımı yaparken bilgi ve ilgilerini benden esirgemeyen kaynak kişilere çok teşekkür ediyorum.
Şu an halen hayatta olan Osman Karaduman’ın eşi Aynur Karaduman’a, çocukları Nuran, Orhan, Nurdan ve Hakan Karaduman’lara sağlık huzur ve mutluluklar diliyorum.
Diğer kitaplarımda olduğu gibi bu kitabımı da; torunlarım olan Ege Ümit Aydın ve Evren Yekta Aydın’ın isimlerine hediye ediyorum.
Güzel günlerde okumanız umuduyla.
YEKTA AYDIN YEŞİLCE