Anılara Yolculuk
ANILARA YOLCULUK
Her ne kadar geçmişi yakalama şansım olmasa da, yaşanmışlıkları günümüze yansıtabileceğimi düşündüm. Yaşanmışlıkların, insan hayatında ki etkileri ise elbette ki yadsınamaz. Halen etkisinden kurtulamadığım bazı olayların günümüzde de diriliğini koruması ise oldukça ilginç.
Yaşamı paylaştığımız sevdiklerimizin çoğu, şu an aramızda değil. Onların kayıplarından kaynaklanan hüznün ağırlığı ise yüreğimi bir yangın yerine döndürmeye yetiyor.
Ne yaparsınız ki; geçmişin hüznü, pişmanlığı ve keşkeleri ile yaşanamıyor. Tıpkı geleceğin korku, kaygı ve kuşkuları ile yaşanamadığı gibi.
Ancak bir yandan da yaşam devam ediyor. Acısıyla tatlısıyla. Sevinciyle hüznüyle. Kazanımıyla kaybıyla.
Şüphesiz ki yaşanmışlıklar; benim gördüklerim, benim duyduklarım ve benim izlenimlerime ilişkin. Okurlarımın, olaylara benim penceremden bakmalarının; onları daha sağlıklı bir sonuca götüreceğini düşünüyorum.
Gözlemlerimi ve izlenimlerimi paylaşırken, objektif olmaya çalıştım. Her hangi bir kişiye, guruba, bölgeye ve siyasi düşünceye yönelik bir tavrım söz konusu olamaz. Buna rağmen amacımı aştığım ya da kırıp gücendirdiklerim olursa, beni anlayışla karşılamalarını diliyorum.
Yaşadığım döneme ait olan anıların, gelecek kuşaklara aktarımını amaçladım. Dünden, bu güne ve yarına ışık tutmaya özen gösterdim. Tarihe tanıklık etmek istedim.
Tarihe tanıklık ederken; eğitim, kültür, sanat, edebiyat, spor, yerel yönetim, siyaset, insan ilişkileri, sosyo -ekonomik yaşam ve toplumun benzeri etkinliklerindeki yozlaşmalara parmak basmaya çalıştım.
Yerelden hareketle genele doğru bir yolculuğa çıkacaktım. Bir kaşık suda boğulmaktansa deryalarda yüzmeyi öğrenecektim. Önce kendime güvenecek, sonra da dostlarımın desteğine kapı aralayacaktım. Kendi gücümü ve olanaklarımı, verimlilikten yana kullanacaktım. Toplumsal hizmeti ve paylaşmayı önceleyecektim.
İçinde bulunduğumuz siyasi yozlaşma ve ekonomik yıkım, haliyle bana da yansıyordu. On dördüncü kitabımı çıkarırken zorlandığımı görebiliyordum. Okuyucu kitlemin maddi ve manevi desteğinden oldukça emindim. Bu durum çalışmalarıma hız vermemin de ana unsurunu oluşturuyordu. Yazıp çizdiğim ve üzerinde durduğum konuların karşılığı olduğunu gördüm. Bu gelişmelere kayıtsız kalamazdım.
Şayet olursa kitap gelirlerimin bir kısmının da eğitime destek amaçlı kullanılacağının bilinmesini isterim.
Yaşanmışlıklarımın konusu; daha ziyade toplumsal sorumluluk aldığım bölgeler ve kurumlara ilişkindi. Perşembe İlköğretmen Okulu. Yeşilyurt ve Bayırköy İlkokulu. Mesudiye, Yeni Levent, Çağlayan ve Özel Yıldız liseleriydi. Dolayısıyla Yeşilce, Mesudiye ve İstanbul’du.
Bu bölge ve bu kurumlarla bir şekilde yolu kesişen değerli okurlarım, arkadaşlarım, öğrencilerim ve dostlarımın bu kitabımı edinmelerinde yarar görüyorum.
“ ANILARA YOLCULUK” adlı on dördüncü kitabımı çıkarırken, çok sade ve akıcı bir dil kullanmaya özen gösterdim. Kısa tümcelerden hareketle kolay ve anlaşılır olmasını amaçladım.
Diğerlerinde olduğu gibi bu kitabımı da torunlarım Ü. Ege Aydın ve E. Yekta Aydın’a hediye etmek istiyorum.
Umarım hoşça vakit geçirirsiniz.
Yekta AYDIN
İstinye Mart 2022